Yazar "Seyhan, Serkan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Gümrük Kanunu’nda idari itiraz yolu(2020) Armağan, Aylin; Seyhan, SerkanGümrük Kanunu’nun İtirazlar başlıklı bölümünde yer alan 242. maddesinde gümrük vergi ve cezaları ile idari kararlara karşı başvurulabilecek itiraz yolu düzenlenmiştir. Gümrük Kanunu’nda yer alan idari itiraz gerek yüksek mahkeme içtihatları ve idare uygulamasında gerekse bu konuda yapılan akademik çalışmalarda ekseriyetle zorunlu idari başvuru yolu olarak kabul edilmektedir. Anılan hüküm ve hükme ilişkin ikincil mevzuat incelendiğinde, bu uygulamanın hem idari yargılama hukukunun temel ilkeleriyle hem de temel hak ve özgürlüklerle çeliştiği noktalar olduğu anlaşılmaktadır. Zira bu idari başvuru yolu, vergi mükellefinin mahkemeye erişim hakkını doğrudan etkilemektedir. Ayrıca uzayan idari ve yargısal süreçten dolayı kaynaklanabilecek gecikme faizi nedeniyle mükelleflerin mülkiyet hakkı da dolaylı olarak etkilemektedir. Bu çalışma neticesinde var olan hükmün idare ve yargı organları tarafından yanlış değerlendirildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Zira Gümrük Kanunu’ndaki düzenleme açıkça ihtiyari bir başvuru yolu çizerken bu yol zorunlu olarak kabul edilmektedir. Daha sonra hükme ilişkin ikincil mevzuattaki düzenlemelerin kaynağı olarak İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 10. maddesine yapılan gönderme kanımızca hatalıdır. Zira İYUK m. 10, idarenin bir işlem tahsis etmediği durumlar için var olan bir düzenlemedir. Oysa Gümrük Kanunu’nda yer alan idari itiraz ancak gümrük idaresince yapılan bir idari işleme karşı yapılabilmektedir. Bu tespitler ışığında son olarak bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilebileceğinin altı çizilmektedir. Zira idari itirazın sürüncemede bırakılması bireylerin var olan hukuki uyuşmazlığı yargı yoluna götürmesine engel olarak mahkemeye erişim hakkını engellemektedir.Öğe Uyuşmazlık mahkemesi kararları ışığında idari yargının görev alanının belirlenmesine ilişkin bir inceleme(2019) Aktaş, Batuhan; Seyhan, SerkanAnayasamızda idarenin sorumluluğu açıkça hüküm altına alınmış olmasına rağmen, söz konusu denetimin nasıl yapılacağı veya ayrı bir yargı düzenine tabi olup olmayacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Türk hukukunda kabul gören yargı ayrılığı sistemine göre; idarenin yargısal denetimi bu alanda uzmanlaşmış farklı bir yargı düzeni (idari yargı) tarafından yapılarak sorumluluğu belirlenmeye çalışılmaktadır. Ancak idarenin kimi eylem ve işlemlerinin yargısal denetimi, kanun koyucunun açık düzenlemesi sonucu adli yargıya tâbi kılınabilir. Her somut olayın kendine has özellikleri nedeniyle bazen uyuşmazlığın hangi yargı yolunda çözülmesi gerektiğini belirlemek ciddi bir problem teşkil etmektedir. Bu noktada adli ve idari yargı yerleri arası çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarının çözümü ise Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarıyla sağlanmaktadır. Bu nedenle çalışmada, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin idari yargının görev alanını belirleme açısından kararlarında başvurduğu ölçütler irdelenecektir.